“bilinen şeyleri yazmanın dayanılmaz cazibesi “olayı..
“bilinen şeyleri yazmanın dayanılmaz cazibesi “olayı..
—utanmayın tabi birader ,herkes hata yapar ,ama bunu siz istediniz ,şimdi ben istemediğim halde aynı sıkıntıları aynen yaşıyoruz ,ama ben kafam bozulunca basıyorum kalayı , ama sen utanıyorsun,sıkılıyorsun ,aman sabır edelim daha iyisi mi var ki bekleyelim ,belki açılır diyorsun , açık açık ,biz istedik tama ama siz de kenardan baktınız be kardeşim de demiyorsunuz ,aslında öyle desen haklısın aslında ,doğru olmak ,haklı olmak ama yalnız olmak yetmiyor ,olay ;kolay anlaşılır ama çok yaygın olmak ,pahalı ve acayip kıymetli olmak her zaman ucuza yenilir …
—-sen geç bunları be kardeş senin kisi “bilinen şeyleri yazmamanın dayanılmaz cazibesi “olayı..
—-o da ne be arkadaşım ?
—-ne olacak ,sen herkesin zaten bildiği şeyleri yazmaktan acayip zevk alıyorsun ,artık ihtiyar heyeti muhabbetine döndü senin yazılar…
—-genelleme yapma ,genelleme yapma ! Her gün istakoz mu yiyeceğiz kardeşim , sana utanma diyorum ,aslında kısaca ,utanma yani sen bir hata yapmışsın ben daha büyük hata yapmışım , seç de gör gününü demişim , yatmışım kulağının üstüne
—-tamam bilinen şeyler ,her gün anlatsan ne olacak ? mevzu o kadar büyük ki basit ve bilinen şekli ile anlatmak adamlara ekmek vermek gibi , en iyisi kendini çelikle ,toprak tenekeleri nasıl olsa çürütür…
Posted: May 27th, 2008 under yazı.
Comments: none

Write a comment